| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

BULUT HABER

15 "türkiye" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"türkiye" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Hurma fiyatı geçen yılla aynı.

ide Ramazana girerken pidenin Türkiye genelinde geçen yıl olduğu gibi bu yıl da kilogramı 3-3.5 lira arasında satılacağının açıklanmasının ardından, hurmanın da geçen yılki fiyatlardan satılacağı bildirildi.


Hurma ithal eden ve merkezi Konya’da bulunan Hacıbey Hurmacı firmasının ortaklarından Mehmet Özkan, hurmanın Suudi Arabistan, Tunus, Hurma Cezayir ve İran’dan ithal edildiğini, ramazan öncesi Türkiye’ye sadece Suudi Arabistan’dan 500 ton hurma geldiğini anlattı. Hurma fiyatının değişmediğini dile getiren Özkan şunları kaydetti: “En çok talep gören mebrum hurması geçen yıl olduğu gibi bu yıl da kilosu 10-30 lira arasında satılacak. Yine bir başka çok satılan hurma çeşidi acve ise kilosu 50-100 lira arasında satışa sunulacak. Bu arada büyüklüklerine göre meşruk 10, şelebi 15, hudri 15, sugi 20 ve berni 20 liradan başlayan fiyatlarla satılacak.”

Sıcaklar bugün bunaltacak...

Son yılların en sıcak gününü geçireceğiz

İspanya üzerinden geldiği bildirilen sıcak hava dalgası dün gece Balkanlar üzerinden Türkiye’ye girdi.

Bu yazın en yüksek sıcaklığının yaşanacağı bugün sıcaklığın Edirne ve Balıkesir’de 39, Ege kıyıları, Aydın ve Denizli’de 43 dereceye kadar çıkması bekleniyor.

İstanbul 37, İzmir 40 dereceyi görecek. İstanbul’da bugüne kadar en yüksek sıcaklık 2000 Temmuz ayında 39.7 derece olarak ölçülmüştü. İç Anadolu’da da sıcaklık 35 dereceye çıkacak. Sıcak hava dalgası geçene kadar güneşe çıkılmaması ve fazla terlememeye dikkat edilmesi gerekiyor. Sıcaklıklar pazartesi günü hafif de olsa düşüşe geçecek. Yarın Marmara Bölgesi’nin bir bölümürnde yağış görülebilecek.

Zam kapıda !

Referans Gazetesi’nin haberine göre hükümetin mali disiplin gerekçesiyle uygulamaya başladığı ekonomik tedbirlerin, akaryakıt zammı ve kamuda bazı harcamaların kısılmasıyla sınırlı olmadığı ortaya çıktı.
Gazetede yer alan habere göre, ekonomi bürokratları tam 37 maddelik bir “kemer sıkma planı” hazırladı. Hükümet ise bu plan dahilinde uygun gördüğünü hayata geçiriyor. Bürokratlar ayrıca bu 37 maddenin 2011 yılının sonuna kadar toplam 57 milyar liralık getirisi olacağını da hesapladı.
2010 yılı bütçe çalışmalarının başlamasıyla birlikte, ekonomi bürokrasisi de mali disiplinin yeniden sağlanmasına dönük bir “kemer sıkma planı” taslağı hazırlığına girişti. Çalışmaları iki ay önceden başlanan paket, tamamlanmasıyla birlikte ekonomi bakanlarına sunuldu. Ekonomi bakanları da, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’dan gelen istek ve eleştirileri de dikkate alarak bazı uygulamaları vakit geçirmeden uygulamaya sokmaya başladı. Tamamı 37 maddeyi bulan “kemer sıkma planı”nın şimdilik yedi maddesi yürürlükte.
 
ŞİMDİLİK YEDİ MADDE YÜRÜRLÜKTE   
Hükümet şu ana kadar listeden “akaryakıttaki ÖTV’nin artırılması,
pasaport ve ehliyet başta olmak üzere değerli kağıt bedellerinin yüzde 50 artırılması, cep telefonların alınan ÖTV’nin asgari 40 TL olarak uygulanması, ilaçta yüzde 22 bandının 15’e çekilmesi ve aile hekimliği uygulamasının 33 ille sınırlanması”nı içeren düzenlemeleri hayata geçirildi. Bürokratların yaptığı hesaba göre planın bu yıl için öngördüğü gelir büyüklüğü 15 milyar 888 milyon lira.
Plandaki bir
takım önlemler ise hiç uygulanmadan rafa kalkarken, bazı tedbirlerin ise halen uygulama şansı bulunuyor. Yine bazı düzenlemelerin ise ancak birinci ayağı gerçekleşmiş görünüyor. Örneğin; bürokrasinin hazırladığı listede, sigarada seyyanen paket başına 1 TL ek vergi konulması öngörülmüştü. Bu rakamın 50 kuruşluk kısmı uygulandı. Bu durum da bundan sonra atılacak adımlar arasında sigaraya yeni bir ek vergi getirilmesinin de muhtemel olduğunu gösteriyor.
 
YENİ ZAMLAR DA GELECEK
Listede yer alan ancak henüz yaşama geçirilmeyen düzenlemeler arasında ise hem yeni zamlar hem de kamu harcama kalemlerinden yeni kısıtlamalar var. Mesela
Emlak Vergisi ve hususi araçlardaki Motorlu Taşıtlar Vergisi’yle (MTV) ilgili fazladan 1 taksit daha tahsil edilmesi düşünülüyor. Geçen hafta sonu ekonomi yönetiminin bu alanlardaki tedbirlerin üzerinde çalıştığı belirtilmişti. Bunun yanı sıra ilaç katılım paylarının artırılması, sağlık personeline aktarılan döner sermayelerin azaltılması gibi birçok tasarruf düzenlemesi de önümüzdeki günlerde gündeme gelebilir. Listede çoğu bütçe ödeneğinin de belli oranlarda kısılması planlanıyor. Taşıt alımlarının durdurulması gibi kalemlerin bulunduğu bu bölümün de aşamalı olarak yaşama geçirilmesinin mümkün olduğuna dikkat çekiliyor.
Önlemlerle ilgili taslak çalışmada,
memur ve emeklilere yılın ikinci yarısında hedef enflasyona uyumlu zam verilmesi, işçilerin bir ikramiyesinin kesilmesi öngörülmüştü. Ancak söz konusu düzenlemeler uygulanmadı. Bedelli askerlikle ilgili önlem teklifine de Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay’ın soğuk baktığı biliniyor. Listede özürlülere verilen desteklerin de sınırlandırılması öngörülüyor. Ancak bu düzenlemeye de hükümetin sıcak yaklaşmadığı kaydediliyor.
 
İşte 37 maddelik tedbir paketi


ŞU ANA KADAR YAPILAN DÜZENLEMELER    * Akaryakıt ÖTV’sinin artırılması. Bundan 2009’da 2, 2010’da 3, 2011’de 3 milyar lira bekleniyor.
    * Sigaraya seyyanen paket başına 1 TL ek vergi konulması. Bu tedbir 50 kuruş olarak uygulandı. Bu yıl 3.2, 2010’da 4.8, 2011’de 4.8 milyar lira gelir bekleniyor.
    * Lüks sınıf ile birinci ve ikinci sınıf lokantalarda
KDV artışı. Bu yıl 356, 2010’da 563, 2011’de 591 milyon lira bekleniyor.
    * Değerli kağıt bedellerinin yüzde 50 artırılması. Bu yılki gelir beklentisi 325 milyon lira.
    * Cep telefonlarından alınan ÖTV’nin asgari 40 TL olarak uygulanması. 2009 gelir beklentisi 300 milyon lira.
    * İlaçta yüzde 22 bandının 15’e çekilmesi. 2009’da 333, 2010’da 541, 2011’de 586 milyon lira tasarruf hedefleniyor.
    * Aile hekimliği uygulamasının 33 ille sınırlanması. Tedbir sonucunda bu yıl 277 milyon lira tasarrif bekleniyor.
 
YAPILMA OLASILIĞI YÜKSEK DÜZENLEMELER    * Yurtdışı çıkış harcının 30 TL’ye çıkartılması. Gelir beklentisi bu yıl için 35 milyon lira.
    * Hususi araçlarda
MTV’nin bir taksit fazla alınması. 2009’da ve 2010’da 1 milyar, 2011’de 1 milyar 50 milyon gelir elde edilmesi planlanıyor.
    * Emlak vergisinin bir taksit fazla alınması. 2009 gelir beklentisi 850 milyon, 2010 925 milyon lira.
    * Yol ve köprü ücretlerinin yüzde 20 artırılması. Bu yıl 93 milyon lira ek gelir planlanıyor.
    *
Gelir vergisi stopajında istisna ve muafiyetlerin yeniden düzenlenmesi 200 milyon lira bu yıl için gelir hedefleniyor.
    * İlaçta katılım payının emeklilerde yüzde 10’dan 15’e, çalışanlarda yüzde 20’den 30’a çıkartılması. Gelir hedefi 2009’da 700 milyon, 2010’da 1.1 milyar, 2011’de 1.1 milyar lira.
    * Sağlık personeline döner sermayeden yapılan
katkı payı ödemesinden yüzde 15 kesinti yapılması. Uygulamanın bu yıl 400, gelecek yıl 636, 2011’de ise 668 milyon lira tasarruf getireceği hesaplanıyor.
    * Mal ve hizmet alımlarına tasarruf genelgesi ile
sınır getirilmesi. Tasarruf hedefi 350 milyon lira.
    * Kamu idarelerinin taşıt alımlarının durdurulması. 2009 sonunda 150 milyon lira tasarruf bekleniyor.
    * KÖYDES ödeneklerinden yüzde 20 tasarruf yapılması. Bundan 2009’da 100, 2010’da 528, 2011’de 554 milyon lira bekleniyor.
    * IPA kapsamında yapılacak ulusal katkı ödemelerinin bu yıl için durdurulması. 90 milyon lira tasarruf getirecek.
    * Kalkınma ajanslarına aktarılacak tutarın sınırlanması. 2009’da 50 milyon lira tasarruf sağlayacak.
    * Diğer sermaye transferlerinden tasarruf yapılması. Bu uygulamanın karşılığı 50 milyon lira.
    * Sokak aydınlatma bedellerinin tüketicilere yansıtılarak ödenmesi. 2009’da 250, 2010’da 528, 2011’de 554 milyon lira bekleniyor.
    * Belediyelere vergi gelirlerinden verilen payda kesinti. Tasarruf hedefi 2009 için 500, 2010 için 815, 2011 için 890 milyon lira.
    * Maaşa esas haftalık ders saat ücretinin 15 saatten 20 saate çıkartılması. Tedbirin bu yıl 450, gelecek yıl 675, 2010’da 714 milyon lira getirmesi hedefleniyor.
    * Memurlara verilen toplu görüşme priminin kaldırılması. Bu yıl için gelir beklentisi 120 milyon lira.
    * Ticaret odalarına verilen sicil ticaret harç payının yüzde 25’ten 10’a indirilmesi. Böylece 2009’da 20, 2010’da 30, 2011’de 35 milyon lira gelir hesaplanıyor.
    * Barolara verilen yargı harç payının yüzde 3’ten 2’ye indirilmesi. Bunun getireceği tasarrufun ise bu yıl 15, 2010’da 20, 2011’de 25 milyon lira olacağı belirtiliyor.

17'lik gelinin babası konuştu...

17 yaşında gelin Baba ağır baskı altındayım Halis Toprak ile evlenen 17 yaşındaki Nazlıcan Tağızade’nin babası konuştu

Toprak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Halis Toprak kendinden 54 yaş küçük Nazlıcan Tağızade’yle yaptığı evlilik daha çok konuşulacağa benziyor.

17 yaşındaki Tağızade’yi anne ve babasından alınan özel izinle kendine eş yapan Toprak sessizliğini korurken, Nazlıcan Tağızade’nin babası İsmet Tağızade,  soruları yanıtladı:

Kızınızın dedesi yaşında biriyle evlenmesine nasıl izin verdiniz?

Kız benim kızım. Bu kadar basit. Devlette kanunlar var. Bu kanunlar da yazılan şeyler yapılmıştır. Bu kadar uzatmaya gerek yok.

Bu evliliğin karşılığında başlık parası aldığınız iddia ediliyor?

Kesinlikle başlık parası gibi bir şey almadım. Böyle bir terbiyesizlik olmaz. Ben Antalya’da kuzenimin yanında kalıyorum. Yok ev almışlar, yok para vermişler hepsi yalan. Bugün yanımdaki bir arkadaşım otobüs biletimi aldı ve ben Antalya’ya gelebildim. Vallahi cebime 5 kuruş para koymadılar. Bu evliliğin bana 5 kuruş faydası yok.

Kızınız sizce aşk evliliği mi yaptı?

Öyle olması gerekiyor.

Onları kim tanıştırmış?

Halis Toprak da Sarıkamış’ta oturuyor. Kızımı görmüş, beğenmiş. Annesinden ve anneannesinden istemiş. Ben Antalya’daydım. Bana sonra haber verdiler. İlk etapta benim tepkim kötü oldu. Evlenmelerine karşı çıktım. Sonra bazı şeyler oldu ve değiştim.

Ne oldu da kararınızı değiştirdiniz?

Sonra bana gerçekleri anlattılar ben de ikna oldum. Düzgün bir adam olduğunu söylediler.

Kızınızla flört etmiş mi?

Hayır olur mu öyle bir şey. Benim kızım talebeydi o zaman.

6 ay flört ettikleri söyleniyor?

Hayır öyle bir şey yok, benim kızım çocuk ya.

Peki kızınıza ’bu adamı seviyor musun?’diye sordunuz mu?

Sordum. Kızımın bana söylediği tek bir şey oldu “Baba biraz ağır bir yük altındayım, baskı altındayım” dedi.

Neden? Aralarındaki yaş farkı galiba. Onun yaşı kendi yaşı... Mesela dikkatimi çeken bir konu kızım ona ismiyle hitap ediyor. Hani öyle sevgilim, canım, hayatım demiyor. Galiba kızım kendini psikolojik olarak baskı altında hissediyor.

Peki evliliğe neden engel olmadınız?

Benim haberim yoktu önceden. Ben olsaydım kesinlikle o işi yaptırmazdım.

Ama sonra evlenmesine izin verip, imza atmışsınız?

Her şeyi konuştuktan sonra izin verdim.

Düğünde ne hissettiniz?

Ben kızımın düğününde çok ağladım. Hüngür hüngür ağladım. Hala etkisindeyim (ağlıyor)

Yaş farkından dolayı mı ağladınız?

Evet ama fazla bir şey konuşmak istemiyorum.

Kızınız okuyor mu?

Kızım Antalya’da doğdu Antalya’da liseyi bitirdi. Zaten Halis Bey’le anlaşmalarında kızım ev kadını olmayacağını tahsiline devam ettireceğini söylemiş.

Anlaşma mı yapılmış?

Herhalde öyle bir şey yapılmış, bilmiyorum.

Ne iş yapıyorsunuz?

20 yıl önce Almanya’dan geldim. Antalya’da turist rehberliği yapıyorum. Almancam var. Türkiye’de bizim tertemiz sülalemiz var. Bizim subay ve astsubay kardeşlerimiz var. Ailem ne polis ne cezaevi gördü. Kökenimiz İran’a kadar dayanıyor. Soyadımızından futbolcularımız bile var.

Eşiniz? Eşim
Kars Sarıkamış’ta oturuyor, ev kadını. 11 yaşında bir kızım daha var. (Vatan)

GELİNİ, BEKARLIĞA VEDA PARTİSİNDE ESKİ SEVGİLİSİYLE BASTI

elini bastı İZMİR'de klima ustası M.K., düğünlerinden bir önce, arkadaşlarıyla evinde bekarlığa veda partisi düzenleyeceğini söyleyen nikahlandığı gelin adayı S.R.’yi, eski sevgilisiyle bastı. Ertesi gün soluğu Adliye'de alan M.K. resmi nikahları önceden kıyılan S.R.’den boşanmak için Aile Mahkemesi'ne dava açtı ve 30 bin TL tazminat istedi. İzmir’de özel bir şirkette klima ustası olarak çalışan 27 yaşındaki M.K., internet ortamında tanıştığı ve yaklaşık 8 ay konuştuğu sekreter 23 yaşındaki S.R. ile evlenmeye karar verdi. Önce resmi nikah kıyan M.K. ve S.R., salonda düğün yapmaya karar verdi. Düğün için bütün hazırlıkları yapan, evlerini hazırlayan, gelinlik ve damatlıklarını alan, davetiyeler gönderen genç çift akradaşlarına ayrı ayrı bekarlığa veda partisi düzenlemeyi planladı. M.K. kendi evinde, S.R. de kendi evinde düğünden bir gün öncesi veda partisi verme konusunda anlaştı. M.K. çoğu bekar olan erkek arkadaşlarını çağırarak evde veda partisi verdi. Gecenin ilerleyen saatlerinde M.K arkadaşı R.T.'yle kendi partileri bitince gelinin veda partisine uğramaya, içeri giremeseler de nasıl eğlendiklerini görmeye karar verdi. İki arkadaş meyve sepeti ve çiçek alarak Şirinyer’de S.R.’nin bekarlığa veda partisi verdiği eve gitti. M.K.'nin mahkemeye sunduğu boşanma dilekçesindeki anlatımına göre, evde ışık olmamasına rağmen içeriden zaman zaman ses geldiğini duyan ve şüphelenen M.K. kapının zilini çaldı. Kapıyı gelin S.R. gecelikle açtı. Partinin erken bittiğini ve uyuduğunu söyleyen S.R.’ye inanmayan M.K., zorla içeri girdiğinde oturma odasında S.R.’nin daha önce kendisine söz ettiği eski sevgilisi O.M.’yi çıplak halde otururken buldu. 

TOKAT ATIP, ERTESİ GÜN AVUKATA KOŞTU 
M.K. öfkeyle S.R.'ye bir tokat atarken arkadaşının araya girmesiyle evi terkedip, ertesi sabah da soluğu avukatının yanında aldı. Aynı gün İzmir Aile Mahkemesi’ne aslında hiç birarada oturmadığı eşinden boşanmak için dilekçe veren M.K. yaşadıklarını ayrıntılı şekilde anlattı. M.K., düğünü iptal edip, davetiye gönderdiği eş ve dostlarını tek tek arayarak, bu durumu anlatmak zorunda kaldığını belirtti. Kağıt üzerinde eşi görünen ancak gerçek anlamda eşi olmadan kendisini aldattığını öne sürdüğü S.R.’den boşanmak istediğini belirten M.K., yaşadıkları yüzünden psikolojik yardım aldığını da belirtti. M.K., avukatı aracılığıyla açtığı dava dilekçesinde hakimden, boşanmak istediği eşi S.R.’nin kendisine boşa yaptırdığı düğün masrafları için 15 bin TL maddi ve yaşattığı manevi çöküntü nedeniyle de 15 bin TL manevi olmak üzere toplam 30 bin TL tazminat istedi. S.R. ise M.K.'nin dilekçesine henüz yanıt vermedi.

Milliyet-Bahri KARATAŞ/İZMİR

Göl kenarında çifte vahşet

öl kenarında Kırklareli’nde 1 haftadır kayıp olan iki sevgilinin vahşice öldürüldüğü ortaya çıktı. Cesetlerden biri başı kesilmiş, diğeri ise yüzü yakılmış halde göl kenarında bulundu Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesine bağlı Tatarlar köyü yakınlarındaki gölet kenarında iki ceset bulundu. Başı kesik cesedin 24 yaşındaki Ümit Bozkurt’a, yüzü yakılan cesedin de sevgilisi Özlem Işık’a (20) ait olduğu belirlendi.Tatarlar Köyü yakınlarındaki gölet çevresindeki ağaçlık alanda piknik yapanlar, yüzü cam folyo ile örtülmüş bir kadın cesedi görünce jandarmaya haber verdi. Ekipler, 1.65 boyunda, 18-20 yaşlarındaki kadının yaklaşık bir hafta önce öldürüldüğünü belirledi. Yüzü yakılan cesedin üzerinden kimlik çıkmazken, jandarma ekipleri bir gün sonra bölgede kanıt bulmak amacıyla araştırmalara başladı.Önceki akşam, kadın cesedinin bulunduğu yerin 100 metre uzağında bu kez bir erkek cesedi bulundu. Köylülerin de olay yerine gelmesinden sonra, kafası kesilmiş olarak bulunan erkek cesedinin Bozkurt’a ait olduğu belirlendi. Ailesi tarafından teşhis edilen Bozkurt’un cesedi otopsi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.Lüleburgaz jandarma ekipleri, başı kesilerek öldürülen Bozkurt ile yakılan Işık’ın sevgili olduğunu ve ailelerinin bir haftadır kendilerinden haber alamadığını belirledi. İki sevgilinin cep telefonları kayıtları ve son konuştukları kişilerin de jandarma tarafından tespit edildiği bildirildi

Bodrum-Türkbükü Resimleri

türkbükü_bodrum bodrum türkbükü1 mugla-bodrum-turkbuku-resimleri GenelHavadanGoruntu-bodrum türkbükü bodrum-türkbükü bodrum-turkbuku-salba-beach-club-1 bodrum-turkbuku1 bodrum-turkbuku bodrum_türkbükü kasabası turkbuku bodrum_turkbuku_ bodrum türkbükü

Gıda zehirlenmesinin önüne geçin!

ıda zehirlenmesi Gıda zehirlenmelerinin en önemli nedenleri, hijyen şartlarına uyulmaması, yeterince pişirilmemiş et ve zamanında tüketilmeyen yiyecekler...

Türkiye’de yaz ve kış aylarında, sıkça gıda zehirlenmelerine rastladığını belirten Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Yıldırım, gıda zehirlenmelerinin en önemli nedenlerinin, hijyen şartlarına uyulmaması, yeterince pişirilmemiş et ve zamanında tüketilmeyen yiyecekler olduğunu söyledi.

Yıldırım,  yaptığı açıklamada, gıda zehirlenmelerinin büyük bölümünün insan hatasından kaynaklandığını belirterek, "Gıda değil, cehalet  zehirliyor" dedi.

Bireysel zehirlenmelerle birlikte, sünnet, düğün gibi cemiyetlerde yenen yemeklerden toplu zehirlenmelerin sıklıkla yaşandığına işaret eden Yıldırım, şunları kaydetti:

"Zehirlenme sebebi, insan hatasından kaynaklanıyor. Hijyen şartlarına uyulmaması, pişirme ve saklama, usulüne göre yapılmaması halinde gıda, zehire dönüşebiliyor. Gıda zehirlenmelerinin en önemli nedenleri, hijyene uyulmaması, yeterince pişirilmemiş et ve zamanında tüketilmeyen yiyeceklerdir. Gıda zehirlenmeleri ekonomik kayıpları da beraberinde getiriyor. Basit yöntemlerle zehirlenmenin önüne geçilebilir.

Yeterince ısıl işlem görmeyen etteki bakteriler, rahatlıkla insanlara bulaşır ve zehirlenmeye neden olur. Pişirilen yemekler uygun koşullarda
 saklanmıyorsa, bakteriler hızla üreyebiliyor. Bu nedenle pişirilen yemek soğutuculara konulmuyorsa, 3-4 saat içinde tüketilmelidir. Ayrıca et pişirirken merkezi sıcaklığın yeterli olması için, ölçüm yapmamız gerekir ve bunun için de termometre kullanılmalıdır. Çünkü et pişirirken sıcaklığın 60 santigrat dereceyi geçmesi gerekir."

-GIDA ZEHİRLENMELERİ NASIL ÖNLENEBİLİR?-

Yrd. Doç.  Dr. Yıldırım, gıdaların saklanması, pişirilmesi, dağıtımı ve tüketiminin usulüne göre yapılması halinde gıda zehirlenmelerinin önüne geçilebileceğini vurgulayarak, süt ve süt ürünleri, tavuk eti, kırmızı et ve deniz ürünlerinin kolay bozulabildiklerini için diğer ürünlerden ayrı tutulması gerektiğini vurguladı. "Yiyecekleri, dışarıda, açıkta bırakmayın, olabildiğince buzdolabında saklayın" diyen Yıldırım, "Sebze ve meyveleri çok iyi yıkayın. Besinleri mümkün olduğunca çabuk ve taze iken tüketin, yemekleri azar azar pişirip saklayın. Buzdolabı ısısını 2-4 derece arasında ayarlayın, alışveriş yaparken açıkta ve beklemiş yiyecekleri almamaya gayret edin" uyarılarında bulundu.

Türkiyedeki lezzetler

Türkiye'nin lezzet haritası çıkarıldı

Amasya ve Afyon’un “sakala çarpan çorbası", Aydın’ın “kulak çorbası", Bolu’nun “kedi batmaz"ı, Denizli ve Çanakkale’nin “kaçamak"ı, Rize’nin “enişte lokumu", Şanlıurfa’nın “şıllık tatlısı", Kocaeli’nin “otur fatma tatlısı", Kütahya’nın “tosunum"u, Tokat’ın “bacaklı çorbası", Amasya’nın “kesme ibik çorbası" ve “eli böğründe"si, Balıkesir’in “mafiş tatlısı", Artvin’in “püşürük çorbası", Bartın’ın “pumpum çorbası", Malatya’nın “kurşun geçmez köftesi", Kırklareli’nin “sulu kaçamak" ve “kuru kaçamak"ı, Isparta’nın “kuyruğu sulu"su ve “derdimi alan"ı, ilginç isimli yiyecekler arasında yer alıyor

EN ZENGİN MUTFAK GAZİANTEP

mercimek köfte Çeşit açısından Türkiye’nin en zengin mutfağına sahip ili Gaziantep olarak belirlendi. Gaziantep mutfağı tam 291 çeşit yemek, tatlı ve içecekten oluşuyor. Malhıtalı (mercimekli) köfte, yoğurtlu ufak köfte, yağlı köfte, iç katması (kısır), tene katması, haveydi köftesi, omaç, sini köftesi, süzek yapması, cağırtlak kebabı, ayva kebabı, elma kebabı, lebeniye, öz çorbası, maş çorbası, şirinli çorba, beyran, topaç, Köse Sefer kabağı dolması, loğlazlı aş, çiğdem aşı, ekşili daraklık tavası, beyran, şiveydiz, acur oturtması, kakırdak böreği, loğlaz piyazı, yarpuz piyazı, at elması turşusu, çelem turşusu Gaziantep’in ünlü yemeklerinden bazıları olarak sıralanıyor.

 

 

 İkinci sırada Elazığ geliyor. Elazığ mutfağı tam 154 çeşit yemek, tatlı ve içecekten oluşuyor. Fasulye çorbası, lobik çorbası, anamaşı, kelecoş, taraklık, kındık köfte, küncülü köfte, muhaşerli köfte, işkene, sapan dolması, kibe dolması, çaypalası, pirpirim boranı, tavşan üfelemesi, kırmanlı pilav, simit pilav, nohut ekmeği, fodula, zarafat, patila, heside, dolanger, hürriyet kadayıfı, orcik, pilit ve gah, Elazığ’ın ünlü yemekleri arasında yer

ankara tavası 93 çeşit yiyecekle Ankara da zengin bir mutfağa sahip iller arasında. Başkent’in ünü il sınırları dışına taşan Ankara Tavası’nın dışında alabörtme, calla, bici, ilişkik, sızgıç, siyel, pıtpıt pilavı, tohma, altüst böreği, entekke böreği, hamman, papaç, yalkı, carcıran, köremez, tamtak tiridi, öllüğün körü, bırtlak, bezdirme, gizleme, kartalaç ve saçkıran gibi ilginç yöresel yemekleri de bulunuyor.

 

 

 

 Bölgeler arasında İç Anadolu, 455 çeşit yiyecek ve içecek çeşidiyle ilk sırada yer alıyor. Bu bölgeyi 425 çeşit börek ile Doğu Anadolu, 398 çeşit ile Güneydoğu Anadolu ve 397 çeşit ile Karadeniz Bölgesi izliyor. Akdeniz ve Marmara Bölgesi 184 çeşit, Ege Bölgesi 162 çeşit yiyecek ve içeceğe sahip.

ÇİĞ KÖFTE VE KÜNEFE PAYLAŞILAMIYOR

çiğ köfte Türkiye’nin lezzet haritasında, pek çok ilin sahip çıktığı çok sayıda yiyecek de bulunuyor. Paylaşılamayan yiyeceklerin başında çiğ köfte ve künefe geliyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya özgü olup bütün Türkiye’nin tanıdığı bir yiyecek olan ‘çiğ köfte’ye, Urfa, Adıyaman, Batman, Mardin ve Osmaniye, ‘künefe’ye ise Hatay ve Elazığ sahip çıkıyor. ‘Mantı’ da pek çok ilin mutfağında yer almakla birlikte en ünlüsü Kayseri mantısı olarak görülüyor.

Büyük şehirde yaşamak önlem ister!

büyük şehir Terör, kapkaç, hırsızlık gibi ‘tatsız’ olaylara karşı alınacak kişisel tedbirlerin ‘kurtarıcı’ olabileceğini söyleyen uzmanlar ‘bir önlem listesi’ oluşturdu. İşte alınabilecek önlemler

Büyük kentlerde yaşanabilecek olası terör, kapkaç, hırsızlık gibi olaylar halk için büyük risk oluştururken, uzmanlar bu tür olaylarda alınacak kişisel tedbirlerin kurtarıcı olduğunu savunuyor.
Adli Bilimler dergisi, son sayısında bu tür tehlikelerden korunabilmek için önerilen davranış modellerinden bahsetti. Altay Savunma Sistemleri’nden risk-güvenlik yönetimi sorumlusu Tayfun Özdikmen’in kaleme aldığı önerilerden bazıları şöyle:
 

Tenhada dolaşma!
Akşamları sokak aydınlatması olan yerleri tercih edin ve tenha yollarda bulunmayın. 
Firmanızın potansiyel düşmanları olabileceği ihtimalini göz önüne alarak işyerinizin ismini veya logosunu taşıyan araç kullanmamaya özen gösterin.
Araç seyir halindeyken bile kapılarınızı kilitli tutun. 
Yakına park etmiş araçlara ve içindekilere dikkat edin.
Benzin deponuzu mutlaka üçte bir oranında dolu tutun ve kilitli benzin kapağı kullanın. (Deposunda az yakıt olan araçların herhangi bir kaza, ateşli silah gibi saldırılarda patlama riski oldukça fazladır.)
Aracınızı korunaklı otoparklarda bırakın, karanlık yerlerde park etmeyin.
Zorla durdurma teşebbüsü halinde, çarpma riski olsa da asla durmayın. İlgi çekmek için devamlı kornaya basın ve aydınlık ya da yardım gelebilecek bir yöne doğru sürün. 
Kapı, zil ve posta kutusu üzerine isim yazmayın. Özellikle üst düzey yöneticiyseniz bu sizin deşifre olmanızı önler.
Kesik el baş parmağı yan kesiciliğin kolay yapıldığını işaret eder. Bu tür eksik uzvu olup etrafınızda dolaşan kişilere dikkat edin.

‘Hassas günlere’ dikkat

Bir terör örgütünün yıldönümü gibi hassas günleri takip edin, böyle günlerde eyleme açık bölgelerde bulunmayın, gösteri ve eylemlere karşı dikkatli olun.
Sokakta tanımadığınız insanların çocuğunuzu sevmek üzere yanınıza yaklaşıp ilgi göstermesi durumunda dikkatli olun. Bunun bir taciz veya oyalama çabası olabileceğini unutmayın.
Banka ATM’lerinden para çekmeniz gerekiyorsa arkanızda sırada bekleyen kişilere dikkatle bakın, hareketlerini kontrol edin, o sırada tarafınıza yönlendirilen sorular dikkati dağıtma çabası olabilir.
Emanet almayın.